E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.

Hız ve haz dönemi müdavimleri “Z Kuşağı”

Henüz anne, baba diyemeden tıkla demeyi öğrenen, küçük yaşlarda oyuncakları cep telefonu, ipad olan kuşak…

Hız ve haz dönemi müdavimleri “Z Kuşağı”

Bizler için anlamlı olsa da sokak saklambacını tarihe karıştıran, sokak aralarında top oynamayı tatmamış, PlayStation’daki futbol oyunlarında rekorlara imza atan kuşak…

Kaseti, teybi, bir bahçeden erik çalmayı ve taso oynamayı tanımamış belki ama; sanal ortamlarda büyük kulüpleri yönetip inanılmaz başarılar elde edebilen kuşak…
Bir dönem ev ödevlerini yapamadıklarında öğretmenlerine cevap olarak elektrikler kesildiği için ödevini yapamadığını söyleyen değil “İnternet bağlantım kopuktu” şeklinde savunma yapan kuşak…
Annesinin parka oyun için götürdüğü, karşısında duran ağaçlara yaptığı parmak hareketi (İki parmağı ile büyültme, küçültme) sonucu görme bozukluğu şüphesiyle soluğu hastanede alan kuşak…  
Henüz 3 yaşındayken sosyal medya platformlarında sesli arama özelliğini dilediği içerikleri seyredebilmede maharetlimi maharetli kuşak…

İnternetsiz kafeye oturmayan, telefonu şarj edecek prizi olmayan otobüste seyahat etmeyen kuşak…

Evin içinde anne, baba ve kardeşine seslenmeyip, sadece ve sadece mesaj atan kuşak…
Kim mi bunlar! Bugünün dijital yerlileri yani bizim çocuklarımız, bizim gençlerimiz…
Dijital dünyanın “çip” li kuşağı onlar… En büyüğü 19 yaşında olan Z Kuşağının müdavimleri…
Üniversite sıralarına oturmaya, yani geleceğimizi şekillendirmeye başladılar bile… En hayati gıdaları dünyayı ellerine sığdıran telefonları ve zaman, mekân kavramını anlamsız kılan internetleri… Bebeklikten gençliğe bugünün kristal neslinin tek gerçeği…

İçinde doğduğu internet ve mobil teknolojinin alternatifi bir dünyayı hiç tanımamış olmanın dezavantajını yaşayan kuşak; çabuk ve çok hızlı tüketiyor… Hız ve haz dönemine çok iyi uyum sağlıyor… İnternet aracılığıyla sosyalleşmeyi tercih ederek yüz yüze iletişime ihtiyaç dahi duymuyor… Gördüğünü anlatmak yerine gördüğünü çok iyi gönderiyor…
Derdini, duygularını paylaşmak, yazmak yerine görselli mesaj olanaklarını kullanıyor.
İnsani teması unutuyor…

Yazamayan, paylaşamayan, iletişim kuramayan yarının robotik ebeveynleri olmaya aday oluyor…
Bunları niye mi yazdım? Araç olması gereken teknoloji amaç kalmaya devam ederse yarın duygularımızı da kaleme alacak teknolojiler geliştirmek durumunda bırakabilir bizi…
Gençlerimize sahip çıkalım!
“Sahip çıkmak için önce ‘sahip’ olalım…”

Şaban Özdemir
[email protected]



Bu yazıya 0 yorum yapıldı.

Cevap yazdığın kullanıcı: